bünyan halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bünyan halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2011 Perşembe

BUNYAN HALICILIĞININ PROBLEMLERİ


Bünyan'da da halıcılık Türklerin geçmişten getirdikleri en önemli el sanatlarından biri olarak değerlendirilmemekte ve dokumacılığın geleneksel yönü ön planda tutulmamaktadır. Geçmişte genç kızların çeyizlerinde götürmek, evlerinde kullanmak veya yakın çevrelerine yardımcı olmak amacıyla dokudukları halılar günümüzde daha çok tüccarlar için dokunmaktadır. Genç kızlar zihinlerinde oluşturarak halıya desen koyar; duygularını, beğenilerini, düşüncelerini motifler aracılığıyla dillendirirken günümüzde desenlerin bile tüccarlar tarafından belirlenmesi halıların yüklendiği anlamların kaybolmasına yol açmıştır.

Bünyan halıları olması gereken yere ulaşamamıştır. Bunun en önemli nedeni hem halı dokuyucuları hem de halıyı dokutan tüccarlardır. Dokuyucular "geçim derdi" nedeniyle halılara geleneği yansıtan ve devam ettiren bir araç olarak bakmamakta; kullanılan hammaddelerden, renklere ve motiflere kadar halıların hiçbir özelliğine dikkat etmemektedir. Bu sebeple halı dokuyucularının bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Halılarımız son yüzyıldaki bilinçsiz "ticari" müdahaleler sayesinde bugün, irdelenmesi gerekli bir konuma girmiş bulunmaktadır. 20. yüzyıla gelinceye kadar gerek yurt içinde gerekse yurt dışında geniş bir ticari sahaya ulaşmış bulunan halılarımız geleneksel özellikleri dediğimiz yüzyılların tecrübe ve birikimi ile oluşan malzeme, boya ve desen çerçevesi içinde kendi yöresinin ya da toplumun "kişiliği" özelliklerine sahip çıktığı için bu konumunu hak etmiştir.

Ancak Türk el halıcılığının günümüzdeki ticari imalat seyrinde bu kişilik kaygıları unutulduğu için büyük bir kargaşa yaşanmaktadır. Ticari imalatlarımızın bu gelişigüzel ve çarpık atmosferi, bünyesindeki güzel birtakım çabaları da kendi çalkantısı içine katarak, yönü şimdilik tahmin edilemeyecek bir yöne doğru sürüklemektedir. Anadolu'da kendine has özelliklerde dokunan halılarımıza ait geleneksel merkezlerimizin yapısal değişime zorlandığı ticari ortam, kaygı

vericidir (Kayıpmaz 1994:259-260).

Günümüzde desen ve motifler geliştirilmemektedir. Taklide dayalı desenler ile halı dokuyucularının düşüncelerinde kalan folklor ve sanat halıya yansımamaktadır. Yurt dışından talep edilen halılar halı dokuyucularının çok basit çizgilerden ustaca oluşturdukları ve halıya yansıttıkları desenlerdeki halılardır. Fakat bugün, halı imalatçılarının çizdikleri veya çizdirdikleri desenler genellikle yurt dışından halı talep eden insanların zevk ve tercihleri doğrultusunda oluşturulmaktadır. Tüccarlar tarafından desinatörlere çizdirilen modeller, halı dokuyan işçilere hazır olarak verilmektedir. Desinatörler çeşitli motiflerden faydalanarak çok güzel desenler oluştursalar bile halı dokuyan işçinin zihninde oluşturarak halıya koyduğu desen kadar beğeni kazanmamaktadır. Böylece taklide dayalı desenler ile dokunan halılar dokuyucunun folklor ve sanat yapısını yansıtmamaktadır. Yurt dışındaki diğer ülke insanlarının da istedikleri desenler, halı dokuyan kızlarımızın, çok basite çizgilerden ustaca oluşturdukları ve halıya yansıttıkları desenlerdir (Karahan 1986:25)

Bünyan'a çok yakın bir yerleşim yeri olmasına rağmen Yahyalı halıları gerek yurt içinde gerekse yurt dışında daha fazla rağbet görmektedir. Çünkü Yahyalı halıları gerek desenlerinde gerekse kullanılan malzemelerde geleneksel çizgisinden ayrılmamıştır. Günümüze gelinceye değin kök boya kullanmaya devam eden yöre insanı halılarda kalitenin devamlılığını sağlamıştır. Fakat maddi kazancın ön plana alınması ve hazır iplerle kolaya kaçma Bünyan'da halıcılığın gerilemesine yol açmıştır. Doğadan elde edilen kök boyalarla boyanan halıların kimyasal yollarla boyanan halılara oranla oldukça kaliteli olması şüphe götürmez.

Bünyan halıcılığının ve halı esnafının problemleri bugün oldukça çoktur. Evlerin büyük bir çoğunluğundan kirkit seslerinin yükseldiği Bünyan'da halı malzemelerinin maliyetindeki yükseliş, halı ipinde gerekli standartların bulunmaması, kalite kontrolünün yapılmaması ve el dokuması halı piyasasındaki durgunluk başlıca sıkıntılar arasındadır.

Dışa bağımlılık bu sektörü etkilemiştir. Atkı, çözgü ve dokuma olarak kullanılan malzemelerin ilçede imal edilmeyip Uşak, İsparta, Kütahya ve Bursa gibi illerden temin edilmesi yörenin dışa bağımlı hale gelmesine yol açmıştır. Bu da ister istemez maliyeti etkilemekte, maliyetin yükselmesi de tüccarların dokuyuculara düşük kalitede malzeme vermesine yol açmaktadır. Atkı, çözgü ve ilmelik

iplerde düşük kalitede malzemenin kullanılması Bünyan halılarının kalitesini düşürmektedir; oysa dokuyucular halılarını güzel dokumaktadır. Dokuyucuların halıların kalitesini düşürücü hiçbir kusur işlememekte, düğümleri sık atmakta, desen hatası yapmamakta vs. ve üzerlerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmektedir. Bu durumda tüccarların daha dikkatli olması, dokuyucuya düşük kaliteli malzeme vermemesi gerekir ki kalite daha da yükselsin.

Şehirlerde iş imkânının daha çok olması ve çalışanlara sosyal güvencenin verilmesi insanları küçük yerleşim merkezlerinden büyük şehirlere sürüklemektedir. Halı dokumada kullanılan kirkitin çıkardığı ses, şehir ve apartman yaşamına uygun olmadığından eskiden olduğu gibi evlerde kullanımı artık mümkün değildir. Bünyan'da halı dokumak "ev ekonomisi" sistemine dayandığı için dokuyucuların hiçbir sosyal güvencesi yoktur. Bu durum dokuyucuları olumsuz etkilemekte ve dokuyucuların sayıları günden güne azalmaktadır. Bunun önemli bir sebebi de geçmişte kızların okumasına pek sıcak bakılmazken hem Türkiye'deki gelişmeler hem de ailelerin değişen zihniyetleri ile Bünyanlı kızlar okula gitmekte ve halı dokumak istememektedir. Bu da gelecekte Bünyan'da halı dokumacılığının ne boyutlara gideceğine dair merak uyandırmaktadır. Bir geleneğin nesilden nesile aktarılabilmesi için o neslin halı dokumayı bilmesi gerekir ki zamanla Bünyan'da böyle bir neslin kalıp kalmayacağı düşündürücüdür.

El dokuması halıları olumsuz etkileyen en önemli etkenlerden birisi de makine halılarıdır. 1970'li yıllardan sonra Türkiye genelinde ve Bünyan'da el dokuma halı imalat ve ticaretinde hızlı bir azalma yaşanmıştır. Bu azalmanın ana nedeni el dokuması halıların ebatlarına ve kalitelerine göre kısa zamanda imal edilmemeleri ve fiyatlarının daha yüksek olmasıdır; aynı zamanda tüketici de tercihini makine halısı yönünde kullanmaktadır.

Tercihin makine halısı yönünde kullanılmasının bir nedeni de fabrika halılarının güçlü reklam kampanyaları karşısında el dokuması halıcılığın hiçbir tanıtım yapmamasıdır. Fabrika halılarını reklamlarına karşılık el halıcılığı da ürünlerini

halı çiftlikleri aracılığı ile tanıtmaktadır. Türkiye'nin birçok ilinde bu çiftliklerden bulunmasına rağmen, Bünyan böyle bir çiftlikten yoksundur. Bünyan'da da bir an evvel halı çiftlikleri kurulmalı ve evlerde küçük üreticiler tarafından üretilen halılar bu çiftliklerde sergilenmelidir.

4 Ekim 2011 Salı

BUNYAN HALILARININ PAZARLANMASI


Türkiye'de son yıllarda el sanatlarına önem verilmeye başlanmıştır. Fakat geleneksel ürünlerin özellikle son dönemde önem kazanması, ülkedeki gelişmenin doğal sonucundan dolayı değil, batı özentisinden ve oradan gelen talepten kaynaklanmaktadır (Kahveci 1998:387).

Türk el halılarının turizm açısından önemi göz ardı edilemeyecek kadar çoktur. Çağdaş toplumların monoton bir endüstriyel toplum yapısından sıkılarak sanata tarihe ve etnografyaya yönelmeleri ülkemizi de etkilemiştir. Özellikle dumansız sanayi olarak nitelenen turizmin ülke ekonomilerine etkilerini artırmak için yapılan hamleler de el sanatlarının hediyelik eşya olarak gündeme gelmesine neden olmuştur (Altuntaş 1998:1-4). Bu bağlamda halı, geleneksel el sanatları içerisinde ön plana çıkmıştır.

Halıcılık, zaman, bilgi, kültür, deneyim ve sermaye gerektiren bir iş kolu olmakla birlikte, gizli işsizliği önlemesiyle de sosyal ve kültürel hayatımız, aile yapımız yönünden de büyük önem taşımaktadır. Halıcılığın geri kalmış bölgelerin kalkınmasında büyük bir önemi bulunmaktadır. Türkiye açısından gerek ekonomik gerek tanıtım açısından bu kadar büyük öneme sahip olan el halıcılığının karşılaştığı en önemli sorun pazarlama sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Son zamanlarda gelişmekte olan ülkelerdeki teknoloji, üretim ve pazarlama tekniklerindeki hızlı değişim "halıcılık sektörünü" de etkilemiştir.

Araştırma yöremizde halıyı tüccarlar dokutmakta ve pazarlama işini de iç ve dış ticarete yönelik olarak onlar üstlenmektedir. Bu tüccarlar pazarlama konusunda yeterli eğitime ve donanıma sahip olmadıkları için büyük işletmeler kadar başarılı olamamaktadır.

İhracat Genel Müdürlüğü AR-GE ve Değerlendirme Dairesi 2006 yılı Ocak-Aralık dönemi ihracatının genel ve sektörel değerlendirilmesi raporuna göre; Türkiye'nin halı ihracatına baktığımızda,  halı sektörü, 2006 Ocak-Aralık

döneminde 745 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Geçen yılın eş döneminde gerçekleştirilen 570 milyon dolarlık rakam dikkate alındığında dolar bazında % 11,2 düzeyinde bir artış olmuştur. Halı ihracatının Türkiye'nin genel ihracatından aldığı pay % 0,9 olarak gerçekleşmiştir.
2005     yılında halı ihracatımızda % 21,7 pay alan Ortadoğu ülkeleri, 2006 yılında % 22 pay ile en çok halı ihracatı yaptığımız ülkeler grubunu olmuştur.

Makine halısı ihracatı 634,3 milyon dolar olup, geçen yılın eş dönemine kıyasla ihracat artışı oranı % 15,9 dur. Makine halısı ihracatında Ortadoğu ülkeleri toplam aldıkları % 24,8 oranındaki pay ile en büyük pazar olma özelliğini korumaktadır. Makine halısı ihracatında bütün ülke gruplarına yapılan ihracatta artış kaydedilmiştir. En yüksek artış oranı % 93,8 ile Afrika ülkeleri grubunda gerçekleşmiştir.

El halısı ihracatı 2006 yılının Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 110,7 milyon dolar değerinde gerçekleşmiş olup, geçen yılın eş dönemine kıyasla ihracat % 9,9 oranında azalmıştır. El halısı ihracatında OECD ülkeleri toplamdan aldığı % 28,8'lik pay ile en büyük ve önemli pazardır. En çok el halısı ihracatı ABD'ye yapılmıştır. AB ülkelerinin toplam el halısı ihracatından aldığı pay ise % 14,9 olarak gerçekleşmiştir.


AB ülkelerine yapılan el halısı ihracatında yüksek oranlı düşüş söz konusudur.
2006     yılının Ocak-Aralık döneminde geçen yıla göre el halısı ihracatı % 35 oranında düşmüştür. Bu düşüş de en etkili ülkelerden birisi Almanya'dır. El halısı için geleneksel pazar olan Almanya'ya yapılan ihracat ciddi boyutlarda düşüş eğilimi göstermektedir. 2006 Ocak-Aralık döneminde, 2005 eş dönemine göre % 78,7 oranında azalmıştır.

2006 yılında en fazla makine halısı Suudi Arabistan'a, en fazla el halısı ABD'ye ihraç edilmiştir.

Verilen rakamlardan da anlaşılacağı gibi Türk halıcılık sektörü makine halısı bazında ihracat kapasitesini artırırken, el halıcılığı ise her geçen gün kan kaybetmeye devam etmektedir. 1990'dan sonra Türkiye genelinde ve Kayseri'de makine dokumacılığında hızlı bir yükselme yaşanırken, el dokuma halı imalat ve ticaretinde hızlı bir azalma yaşanmıştır. Bu azalmanın ana nedeni makine halılarının ucuz olması ve tüketicinin tercihini bu yönde kullanmasından kaynaklanmakla birlikte asıl sorun pazarlama sorunudur.

El halıcılığını ihracatındaki bu büyük düşüşün altında tekstil sektörü başta olmak üzere birçok alanda dünyayı tehdit eden kalitesiz Çin mallarının büyük etkisi vardır. Çinliler dünyada önemli bir değere sahip olan Türk el halılarının motiflerini taklit ederek, çok düşük fiyatlara bu halıları dünya pazarına sunmaktadır. Bünyan'da ipek halının m2 si 900 dolara mal edilirken, Bünyan halılarının benzerlerini ancak daha kalitesiz olanlarını Çinliler 600 dolara satmaktadırlar. Hatta ülkemizdeki birçok üretici firma ucuz işgücü nedeniyle Türk halılarını yurt dışında dokutturmaktadır. Böylelikle geleneksel Türk el halısı üretimi yurt dışına yönelmektedir.

Türkiye'deki halı üretiminde emek gideri aylık yaklaşık 100-110 $ civarındayken Hindistan, Çin, Nepal gibi ülkelerde işçilik ücreti aylık 20-25 $ civarındadır. Ucuz emek giderleriyle dokutulan halılar daha sonra Türkiye'ye getirilerek, Türk halısı adı altında yurtdışına gönderilmekte ve turistik yörelerde bu kalitesiz halılar kaliteli halılarmış gibi satılmaktadır. Bu kandırmaca sonucu Türk halıları hakkında yurtdışında yapılan olumsuz propaganda ve turistlerin kendi ülkelerinde halı satıcılarımız hakkında yaptıkları şikâyetler de halı pazarlarının kaybedilmesinde önemli bir unsur olmuştur (ATO, 2003).

Halı Bünyan'ın merkezinde ve köylerinde dokunmaktadır. Burada dokunan halılar bölgenin; Niğde, Bor, Kırşehir, İsparta, Burdur illerinde bulunan halı pazarı ya da İstanbul, Denizli, Antalya, Nevşehir, Muğla, Aydın, Afyon ve İzmir illerinin sınırları içinde inşa edilmiş olan halı çiftliklerine sahip olmaması nedeni ile pazarlama sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır (Özdemir 1996:43-48).

Günümüzde toplumlar, çağı izleyen bir gelişim ve değişim içindedir. Bu gelişim, dolayısıyla beraberinde getirdiği değişim, toplumların kültürlerine de yansımaktadır. Bu anlamda kültürün toplumsal dinamiklerine bağlı bir değişim, olumlu izlenim olarak değerlendirilebilir. Ancak günümüz Türkiye'sinde bu gelişim ve değişimine, kültürel anlamda pek doğru oluştuğu söylenemez. El sanatı ürünlerinin üretimi ise geleneksel işlevleri dışında, turizmin talep ettiği yönde gelişmektedir. Bu anlamda üretimi yapılan el sanatı ürünlerin bir bölümü, geleneksel ürünlere yeni görünümler kazandırarak ya da işlev değiştirilerek yapılırken, bir bölümü de yeni tasarımlar olarak piyasaya sürülmektedir (Öztürk 2000:116).

Araştırma yöremizde de ihraç edilecek olan halılar yörelerin veya ülkelerin talebine göre dokutulmaktadır. Her yörenin hatta her ülkenin desen ve renk tercihleri farklıdır. Yörelerin ve ülkelerin halı beğenileri sosyo-kültürel yapılarına, zevklerine paralel olarak birbiriyle bağdaşmamaktadır.

Adana'da kırmızı rengin ağırlıklı olduğu göbekli, canlı halılar tercih edilirken İzmir'de daha uçuk renklere sahip ince çiçekli (emprime) halılar tercih edilmektedir.

Almanlar halıda sarı rengi sevmedikleri için Almanya'ya ihraç edilecek halılarda sarı renk kullanılmaz veya İngilizler evlerine ayakkabılarıyla girdikleri için çabuk kirlenebilecek renklerden ziyade koyu renkleri tercih ederler.

20 Eylül 2011 Salı

BÜNYAN HALILARININ KALİTESİNİ BELİRLEYEN ÖZELLİKLER


Yapılan araştırmalar kirkitli dokuma çeşitlerinin en orijinal ve kaliteli örneklerinin dokuyucu tarafından ya kendi çeyizi ya da kızının çeyizi için yapılan parçalar arasında olduğu görülmüştür (Barışta 1996:43). Dokuyucular tüccarlar için dokudukları halılara fazla dikkat etmemekte ve titizlik göstermemektedir.

Bir el dokusu halının kusursuz, güzel ve estetik bir biçimde dokunabilmesinin temel koşullarından biri düzgün bir çözgünün çözülmesidir. Çözgü kas gücü gerektirdiği için yörede erkekler tarafından yapılmaktadır; çözgü yapanlara "çözgücü" denilmektedir.

Çözgü çözme işlemi halı dokumanın ilk işlemi olduğundan bu aşamada bir hata, üretimin diğer aşamalarında artarak devam eder. Çözgü çözme işlemi sırasında yapılacak bir hatayı halı üretiminin diğer aşamalarında herhangi bir şekilde telafi etmek mümkün değildir. Bu nedenle çözgü çözme işlemi üzerinde titizlikle durmak ve çözgüleri hatasız bir şekilde çözmek gerekir. Çünkü kaliteli, düzgün, hatasız halılar ancak hatasız çözgüler üzerinde dokunabilir (Şenyüz 1996:85).

Halıda kalite 1 cm2 deki düğüm sayısıyla ölçülmektedir. Düğüm sayısı arttıkça halının kalitesi de artmaktadır. Bunun yanında hammadde, desen yerleştirmedeki özen, motiflerin hatasız dokunması, boya kalitesi, renk uyumu, düğüm çeşidi ve hav yüksekliği gibi faktörler de kaliteyi etkilemektedir.

Bünyan halılarının cm2 sinde ortalama 16-30 düğüm bulunmaktadır. Halılardaki düğüm sayısını bulmak için halı, tüylü tarafı yere gelecek şekilde düz bir yere serilir. Üstte kalan ters tarafına önce atkı sonra çözgü doğrultusunda olmak üzere bir cetvel konur ve her iki doğrultuda 10 cm deki düğüm adetleri sayılır.

Bir halının düğüm kalitesi, halının tersi parmak uçlarıyla yoklanarak kısmen tahmin edilse de halının kalitesini ölçmek, dayanıklılığını tespit etmek için 10x10


cm deki ilmek sayısına bakmak gerekir. Halının cm2 sindeki ilmek sayısı ne kadar fazla olursa kalitesi de o nispette iyi olur; çünkü halı daha sık dokunmuştur ve bozulma riski azalır. Gevşek ve kaba dokunmuş halılar daha az değerlidir.

Buna göre halılar kalitelerine göre; ince, orta ve kaba kaliteli halılar olarak sınıflandırılmaktadır.
1.    İnce Kaliteli Halılar:

a.   60x60 kalite (10 cm ende 60 ilme ve 10 cm. boyda 60 sıra)
b.   50x50 kalite (10 cm ende 50 ilme ve 10 cm. boyda 50 sıra)
c.   40x50 kalite (10 cm ende 50 ilme ve 10 cm. boyda 50 sıra)
2.    Orta Kaliteli Halılar

a.   38x38 kalite (10 cm ende 38 ilme ve 10 cm. boyda 38 sıra)
b.   32x40 kalite (10 cm ende 32 ilme ve 10 cm. boyda 40 sıra)
c.   30x50 kalite (10 cm ende 30 ilme ve 10 cm. boyda 50 sıra)
d.   26x33 kalite (10 cm ende 26 ilme ve 10 cm. boyda 33 sıra)
3.    Kaba kaliteli Halılar

a.   22x28 kalite (10 cm ende 22 ilme ve 10 cm. boyda 28 sıra)
b.   18x24 kalite (10 cm ende 18 ilme ve 10 cm. boyda 24 sıra)

Bünyan halılarında 10 cm ende 36 ilme ve 10 cm boyda 42 sıra (36x42) yer almaktadır. Buna göre Bünyan halıları bu sınıflandırmada orta kaliteli halılar arasında yer alır.

Halının kalitesini belirleyen unsurlardan bir tanesi de halılarda kullanılan ham maddelerdir. Yün yapısı itibariyle boyayı iyi emer; çünkü yünün haslık derecesi (sürtünme ve güneş ışınlarına dayanma gücü), diğer dokuma malzemelerine göre daha yüksektir. Hem de halıya sağlamlık, esneklik ve yumuşaklık verir. Halının hammaddesi yünse, halı sopa ile dövülerek veya çırpılarak (silkelenerek) tozlarından arındırılması sırasında kopmaz. Pamuk vb. malzemeler kopabilir. Ayrıca, yün halının üzerine su döküldüğünde bir süre


sonra kurur. Malzemede herhangi bir değişme meydana gelmez. Ama atkısı ve çözgüsü pamuktan yapılmış bir halıda, pamuk çaputlaşır. Kopması ve kırılması da kolaylaşır. Özellikle böyle bir halı sopa ile dövülerek temizlendiğinde kopma riski artar. Yine, halı ve düz dokuma yaygılar, genellikle yuvarlanarak katlanır ve kaldırılır. Katlandığında, köşelerden kırılma ve yırtılmalar meydana gelir. Ancak yün dokumalar, pamuklu dokumalara göre daha az kırılır ve yırtılır (Deniz 2000:60).

Bünyan'da halılarda kullanılan malzemeler incelendiğinde atkı ve çözgü ipliğinin yün iken sonradan pamuğa dönüştüğü görülmektedir. Bu durum halıların kalitesinde düşüşün yaşanmasına yol açmıştır. Atkısı, çözgüsü ve ilmelik ipleri yünden oluşan halılar daha uzun süre solmadan ve sağlam bir şekilde dururken günümüzde Bünyan halıların dayanıklılık oranları azalmıştır.

Kaliteli bir el dokuması halıda hiçbir hatanın bulunmaması gerekir. Halı kenarlarında paralellik olmalı, yıkama ve silme sırasında boyalı iplikler boyalarını vermemeli, renk tonları bozulmamalı, halı üzerinde yırtık, yanık veya leke bulunmamalıdır.

Halı düz bir zemine serildiğinde potluk yapıyorsa, ilmekleri seyrekse, halının arkasında atkı ipinin kıvrımları gözüküyorsa, ilmeklerde yer yer kalınlık varsa, çözgü ipi boyunca izler mevcutsa, göbekli halılarda göbek enine veya boyuna kaçıyorsa, halı tam dikdörtgenlik arz etmiyorsa, ilk bakışta açıkça renk farkı görülüyorsa, bozuk kenar veya bozuk desen varsa, halının havlarında kolayca fark edilebilen yükseklik farkı, dokuma hatası, keçeleşme varsa bu halılar düşük kalitelidir.


Kaliteli Bir Halının Nitelikleri Şöyle Olmalıdır:

1. Halının cm2 deki ilmek sayısı çok olmalıdır; cm2 deki ilmek sayısı arttıkça halının kalitesi de o oranda artar. Teknolojideki gelişmelere paralel olarak 1 cm2 ye daha çok düğüm atılacak şekilde ipler üretilmektedir. Eskiden dokunan


halılarda kullanılan ipler, iğ ve kirmen denilen el aletleriyle eğrilir ve daha kalın olduğu için düğüm sayısı artırılmazken bugün makinelerde bu iş daha ince ve sağlam bir şekilde elde edilmekte, dolayısıyla halıda kalite artışı sağlanabilmektedir
2.    Halının özellikleri halının cinsine uygun olmalıdır.
3.    Aynı renkte olması gereken hav ipliklerinde açıkça görülen renk farkı (abraj) olmamalıdır.
4.    Desen hatası olmamalı, göbekli halılarda desen halının merkezinden
kaymamalı; çiçekli ve geometrik halılarda ise desenler birbirleriyle orantılı
olmalıdır.
5.    Halı tam dikdörtgen biçiminde, kenarları paralel ve düzgün olmalıdır.
6.    Halılar standartlara uygun kalitede malzemeden yapılmış olmalı, hav boyu düzgün kesilmelidir.
7.    Halıda potluk olmamalı, yere serildiğinde zemine bütün yüzeyiyle temas etmelidir.
8.    Halının arkası düzgün olmalıdır; atkı fışkırığı halının kalitesini düşürür. Bu fışkıran atkılar kullanım esnasında çürüyeceğinden ve temizleme esnasında kesileceğinden halının ömrünün kısalmasına neden olur.
9.    Kenar örgüsü, zincir ve saçakları düzgün olmalıdır.

8 Eylül 2011 Perşembe

BÜNYAN EL DOKUMASI HALILARININ BÖLÜMLERİ


Halılarda zemin iki kısımdan ibarettir. Birinci kısım genel olarak bordür olarak ifade edilen alan, ikinci kısım ise iç mekândır. Her iki kısım arasında bir uyum mevcuttur.




Halılarda kullanılan bordürler yer ve bölgeler itibariyle değişiklik gösterir. Bazı bölgelerdeki bordürler üç sıra iken bazılarında 7-8 sıra olmaktadır. Türk halılarında orta alan düzenlemesinde birden fazla motifin tekrarından oluşan düzenlemeler daha ağırlıklıdır. Bünyan halılarında da aynı özellikler hâkimdir (Hacıpaşaoğlu 1993:38).