halı sanatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halı sanatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2011 Perşembe

BUNYAN HALICILIĞININ PROBLEMLERİ


Bünyan'da da halıcılık Türklerin geçmişten getirdikleri en önemli el sanatlarından biri olarak değerlendirilmemekte ve dokumacılığın geleneksel yönü ön planda tutulmamaktadır. Geçmişte genç kızların çeyizlerinde götürmek, evlerinde kullanmak veya yakın çevrelerine yardımcı olmak amacıyla dokudukları halılar günümüzde daha çok tüccarlar için dokunmaktadır. Genç kızlar zihinlerinde oluşturarak halıya desen koyar; duygularını, beğenilerini, düşüncelerini motifler aracılığıyla dillendirirken günümüzde desenlerin bile tüccarlar tarafından belirlenmesi halıların yüklendiği anlamların kaybolmasına yol açmıştır.

Bünyan halıları olması gereken yere ulaşamamıştır. Bunun en önemli nedeni hem halı dokuyucuları hem de halıyı dokutan tüccarlardır. Dokuyucular "geçim derdi" nedeniyle halılara geleneği yansıtan ve devam ettiren bir araç olarak bakmamakta; kullanılan hammaddelerden, renklere ve motiflere kadar halıların hiçbir özelliğine dikkat etmemektedir. Bu sebeple halı dokuyucularının bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Halılarımız son yüzyıldaki bilinçsiz "ticari" müdahaleler sayesinde bugün, irdelenmesi gerekli bir konuma girmiş bulunmaktadır. 20. yüzyıla gelinceye kadar gerek yurt içinde gerekse yurt dışında geniş bir ticari sahaya ulaşmış bulunan halılarımız geleneksel özellikleri dediğimiz yüzyılların tecrübe ve birikimi ile oluşan malzeme, boya ve desen çerçevesi içinde kendi yöresinin ya da toplumun "kişiliği" özelliklerine sahip çıktığı için bu konumunu hak etmiştir.

Ancak Türk el halıcılığının günümüzdeki ticari imalat seyrinde bu kişilik kaygıları unutulduğu için büyük bir kargaşa yaşanmaktadır. Ticari imalatlarımızın bu gelişigüzel ve çarpık atmosferi, bünyesindeki güzel birtakım çabaları da kendi çalkantısı içine katarak, yönü şimdilik tahmin edilemeyecek bir yöne doğru sürüklemektedir. Anadolu'da kendine has özelliklerde dokunan halılarımıza ait geleneksel merkezlerimizin yapısal değişime zorlandığı ticari ortam, kaygı

vericidir (Kayıpmaz 1994:259-260).

Günümüzde desen ve motifler geliştirilmemektedir. Taklide dayalı desenler ile halı dokuyucularının düşüncelerinde kalan folklor ve sanat halıya yansımamaktadır. Yurt dışından talep edilen halılar halı dokuyucularının çok basit çizgilerden ustaca oluşturdukları ve halıya yansıttıkları desenlerdeki halılardır. Fakat bugün, halı imalatçılarının çizdikleri veya çizdirdikleri desenler genellikle yurt dışından halı talep eden insanların zevk ve tercihleri doğrultusunda oluşturulmaktadır. Tüccarlar tarafından desinatörlere çizdirilen modeller, halı dokuyan işçilere hazır olarak verilmektedir. Desinatörler çeşitli motiflerden faydalanarak çok güzel desenler oluştursalar bile halı dokuyan işçinin zihninde oluşturarak halıya koyduğu desen kadar beğeni kazanmamaktadır. Böylece taklide dayalı desenler ile dokunan halılar dokuyucunun folklor ve sanat yapısını yansıtmamaktadır. Yurt dışındaki diğer ülke insanlarının da istedikleri desenler, halı dokuyan kızlarımızın, çok basite çizgilerden ustaca oluşturdukları ve halıya yansıttıkları desenlerdir (Karahan 1986:25)

Bünyan'a çok yakın bir yerleşim yeri olmasına rağmen Yahyalı halıları gerek yurt içinde gerekse yurt dışında daha fazla rağbet görmektedir. Çünkü Yahyalı halıları gerek desenlerinde gerekse kullanılan malzemelerde geleneksel çizgisinden ayrılmamıştır. Günümüze gelinceye değin kök boya kullanmaya devam eden yöre insanı halılarda kalitenin devamlılığını sağlamıştır. Fakat maddi kazancın ön plana alınması ve hazır iplerle kolaya kaçma Bünyan'da halıcılığın gerilemesine yol açmıştır. Doğadan elde edilen kök boyalarla boyanan halıların kimyasal yollarla boyanan halılara oranla oldukça kaliteli olması şüphe götürmez.

Bünyan halıcılığının ve halı esnafının problemleri bugün oldukça çoktur. Evlerin büyük bir çoğunluğundan kirkit seslerinin yükseldiği Bünyan'da halı malzemelerinin maliyetindeki yükseliş, halı ipinde gerekli standartların bulunmaması, kalite kontrolünün yapılmaması ve el dokuması halı piyasasındaki durgunluk başlıca sıkıntılar arasındadır.

Dışa bağımlılık bu sektörü etkilemiştir. Atkı, çözgü ve dokuma olarak kullanılan malzemelerin ilçede imal edilmeyip Uşak, İsparta, Kütahya ve Bursa gibi illerden temin edilmesi yörenin dışa bağımlı hale gelmesine yol açmıştır. Bu da ister istemez maliyeti etkilemekte, maliyetin yükselmesi de tüccarların dokuyuculara düşük kalitede malzeme vermesine yol açmaktadır. Atkı, çözgü ve ilmelik

iplerde düşük kalitede malzemenin kullanılması Bünyan halılarının kalitesini düşürmektedir; oysa dokuyucular halılarını güzel dokumaktadır. Dokuyucuların halıların kalitesini düşürücü hiçbir kusur işlememekte, düğümleri sık atmakta, desen hatası yapmamakta vs. ve üzerlerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmektedir. Bu durumda tüccarların daha dikkatli olması, dokuyucuya düşük kaliteli malzeme vermemesi gerekir ki kalite daha da yükselsin.

Şehirlerde iş imkânının daha çok olması ve çalışanlara sosyal güvencenin verilmesi insanları küçük yerleşim merkezlerinden büyük şehirlere sürüklemektedir. Halı dokumada kullanılan kirkitin çıkardığı ses, şehir ve apartman yaşamına uygun olmadığından eskiden olduğu gibi evlerde kullanımı artık mümkün değildir. Bünyan'da halı dokumak "ev ekonomisi" sistemine dayandığı için dokuyucuların hiçbir sosyal güvencesi yoktur. Bu durum dokuyucuları olumsuz etkilemekte ve dokuyucuların sayıları günden güne azalmaktadır. Bunun önemli bir sebebi de geçmişte kızların okumasına pek sıcak bakılmazken hem Türkiye'deki gelişmeler hem de ailelerin değişen zihniyetleri ile Bünyanlı kızlar okula gitmekte ve halı dokumak istememektedir. Bu da gelecekte Bünyan'da halı dokumacılığının ne boyutlara gideceğine dair merak uyandırmaktadır. Bir geleneğin nesilden nesile aktarılabilmesi için o neslin halı dokumayı bilmesi gerekir ki zamanla Bünyan'da böyle bir neslin kalıp kalmayacağı düşündürücüdür.

El dokuması halıları olumsuz etkileyen en önemli etkenlerden birisi de makine halılarıdır. 1970'li yıllardan sonra Türkiye genelinde ve Bünyan'da el dokuma halı imalat ve ticaretinde hızlı bir azalma yaşanmıştır. Bu azalmanın ana nedeni el dokuması halıların ebatlarına ve kalitelerine göre kısa zamanda imal edilmemeleri ve fiyatlarının daha yüksek olmasıdır; aynı zamanda tüketici de tercihini makine halısı yönünde kullanmaktadır.

Tercihin makine halısı yönünde kullanılmasının bir nedeni de fabrika halılarının güçlü reklam kampanyaları karşısında el dokuması halıcılığın hiçbir tanıtım yapmamasıdır. Fabrika halılarını reklamlarına karşılık el halıcılığı da ürünlerini

halı çiftlikleri aracılığı ile tanıtmaktadır. Türkiye'nin birçok ilinde bu çiftliklerden bulunmasına rağmen, Bünyan böyle bir çiftlikten yoksundur. Bünyan'da da bir an evvel halı çiftlikleri kurulmalı ve evlerde küçük üreticiler tarafından üretilen halılar bu çiftliklerde sergilenmelidir.

17 Ağustos 2011 Çarşamba

BÜNYAN'IN HALI KAPASİTESİ


Türkiye'de halı tezgâhları dağınık olup köy evlerine kadar yayılmıştır. Hiçbir resmi makama tescili olmayan bu sanat evlerini takip etmek ve istatistiğini meydana getirmek zor bir iştir (Koton 1949:11).

Bünyan'da kaç tezgâhta halı dokunduğunu kesin rakamlara göre tespit etmek mümkün değildir. Bünyan halısı ilçe merkezinde dokunduğu gibi köylerde ve çevre ilçelerde de dokunmaktadır. Bünyan yöresinde halkın 5 bin dolayında büyüklü küçüklü tezgâhının olduğu ve bunlardan 3500 tanesinin ilçe merkezinde, 1500'e yakının da köylerde olduğu tahmin edilmektedir.

2.2.    BÖLGEYİ EL DOKUMA HALICILIĞA İTEN SEBEPLER

Bünyan halısı Kayseri'nin Bünyan'a komşu Pınarbaşı, Tomarza, Sarıoğlan, Gesi gibi diğer ilçelerinde de dokunmaktadır; fakat "Bünyan" ismi ön plana çıkmıştır.

Bünyan'ın belli başlı geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Coğrafi konumu itibariyle yörede yetiştirilen tarım ürünlerinin ekonomik değeri azdır. Bölgede, halkın sadece kendi ihtiyaçlarını giderebilen tarım ürünleri yetiştirilmektedir. Buğday, arpa ve çavdar başta olmak üzere çeşitli tahıl ürünleri ve bunun yanında küçük bağ ve bahçelerde kışın kullanılmak üzere domates, patates, soğan, fasulye gibi ürünler yetiştirilmektedir. Yetiştirilen bu ürünler ticari olarak kullanılmamakta ve yöre insanı tarafından kışın tüketilmektedir. Dolayısıyla tarım bir geçim kaynağı oluşturmamaktadır.

Tarım ürünlerinde olduğu gibi Bünyan'da yine yöre insanının sadece kendi ihtiyaçlarını giderebilecek düzeyde hayvancılık yapılmaktadır. Yöre, büyükbaş hayvancılığına da uygun olmasına karşın küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine

ağırlık verilmiştir; çünkü küçükbaş hayvanlardan daha çok yararlanılmaktadır. Koyun, yörede en çok yetiştirilen küçükbaş hayvanların başında gelir.

Bünyan'da halıcılığın gelişmesi ekonomik temellidir. Bünyan'da tarım ve hayvancılığın gelir getirmemesi ve başka iş alanlarının da bulunmaması halkı farklı geçim kaynaklarına yöneltir; halıcılık ortaya çıkar. Üstelik yöre hammadde yönünden de oldukça zengindir.

Halının ham maddesini ipler ve ipleri boyamada kullanılan kök boyaların oluşturması sebebiyle yörede hammadde temininde sorun yaşanmamaktadır.

Koyunun yetiştirilmesi halının hammaddesi olan yünün bolca temin edilebilmesini sağlamaktadır. Halk, kırptıkları koyunların yapağılarını tamamen geleneksel yöntemlerden geçirerek "ip" haline getirmiş ve temel malzemeyi elde etmiştir.

Yöre kök boya yönünden de oldukça zengindir. Cehri, kök boya otu, sütleğen gibi bitkiler Bünyan'da yetişmektedir.

Halıcılığın gelişmesinin bir diğer nedeni de halı dokumanın yörenin geleneksel yapısına ters düşmemesidir. Bünyan muhafazakar bir yerleşim yeridir ve bayanların dışarıda çalışması pek hoş karşılanmaz. Bu sebeple bayanlar ya kendi evlerinde ya da komşu evlerde halı dokuyup evlerine maddi kazanç sağlarlar. Böylelikle halkın hem geleneksel yapıları korunmakta hem de gelir elde edilmektedir.


15 Ağustos 2011 Pazartesi

TURK HALI SANATININ TARİHİ GELİŞİMİ


Arkeologların kazılardan elde ettikleri halı kalıntılarından ve bu alanda araştırma yapan Oktay Aslanapa (1992), Bekir Deniz (2000), Şerare Yetkin (1974), Nalan Türkmen (1997), Besim Atalay (1967) gibi bilim adamlarının araştırmalarından, halıcılığın günümüze gelinceye kadar hangi tarihlerde, nerelerde, kimler tarafından ve ne şekilde dokunduğuna dair bilgi edinmekteyiz. Bu araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre halıcılık eski tarihlerden bu yana boyamada, desende, düğüm tekniğinde ve ebatlarda değişimler göstererek günümüze kadar gelmiştir.

Doğa koşulları insanı her zaman farklı arayışlara itmiştir. Halının ilk kullanıldığı alan olarak 30 ile 45 derece kuzey enlemleri arasındaki bütün Asya gösterilmektedir. 30 derecenin güneyindeki iklim daha sıcak olduğu için hasır, 45 derecenin kuzeyinde ise iklim daha sert olduğundan hayvan postu