14 Eylül 2011 Çarşamba

CAMİ HALILARDA EBAT, DESEN VE RENK ÖZELLİKLERİ

Halılarda Ebat Özellikleri

Bünyan yöresinde çeşitli ebatlarda halılar dokunmaktadır; fakat halılarda standart ölçüler hâkimdir. Değişmez bir kural olarak da Bünyan halılarında boy, enin 1,5 katı olmalıdır.

Dokunan halılar ebatlarına göre isimlendirilmektedir:
1.      60cm.x 90cm - Yastık
2.      90cm. x 130cm - Arşın Çeyrek
3.      120cm. x 180 cm. - Seccade
4.      150cm. x 225cm. - Karyola (Altıyüz)
5.      2m.x 3m. - Kelle (Yediyüz)
6.      6m2 - 12m2 ye kadar olan halılar ise Taban halılarıdır (Hacıpaşaoğlu 1993:39).





Yastık halıları daha ziyade altı tanesi bir takım halinde kullanılır. Sedir ve divanlarda kullanılan yastıkların ön yüzeylerine geçirilir.


Arşın çeyrek halılarına kapı eşiğine serilmek amacıyla dokundukları için eşik halısı da denilir. Seccadeler ise üzerinde ibadet etmek amacıyla dokunan halılardır.





Karyola halıları ise genellikle dekorasyon amacıyla duvara asılan veya divan, sedir

12 Eylül 2011 Pazartesi

Zincir Örgüsü (Çıtı, Sıçandişi)


Halının başlangıç ve bitim uçlarında kilim dokusuna paralel olarak, saçak dibinde çözgü veya atkı ipliğinden zincir şeklinde yapılan bir dokudur.
 Kenar Örgüsü
Halının kenarlarında zemin renginde ilmelik iplik ya da pamuk ipliği ile iki ya da üç eşli çözgü teli örülerek halının uzun kenarlarında dayanıklılığı artırmak için yapılan bir dokudur.
3.5.4    Toprakçalık (Kilim Dokusu)
İlmeli kısmı korumak üzere halının iki başında 5-8 cm. genişliğinde desenli veya düz olarak dokunan kilim örgüsüdür.
Kenar Suyu (Kıyı Kolonu)

Halının dört kenarını çevreleyen ve halıda desenli dokumayı korumayı amaçlayan kıyı kolonu zemin renginde ilmelik iplikte halı boyutuna göre dar ya da geniş halı ilme tekniği ile dokunur.
3.5.6    Cik Cik (Etlik)
Kenar suyu ile dar kenarı birbirinden ayıran 4-5 sıralık ince bir dokumadır.
3.5.7    Dar Kenar (Dış Sedef)

Halının dört kenarını çevreleyen desenli dokumadır. Halıya güzellik kazandırmak için yapılır.
Cik Cik (Etlik)
Dış sedef ile bordürü birbirinden ayıran 4-5 sıralık ince bir dokumadır.
3.5.9  Bordür (Enli Kenar, Büyük Su)

İç ve dış sedefler arasında yer alan halının dört kenarını çevreleyen ilmeli dokumadır.
 Dar Kenar (İç Sedef)
Bordürle iç zemin arasında yer alan halının dört kenarını çevreleyen ilmeli dokumadır. Kıyı kolonu, dış sedef, bordür ve iç sedef halının iç zeminini çevreleyen dokumalar olup halının görünümüne zenginlik verir.
İç Zemin (Orta Dokuma)
 Kıyı kolonu, dış sedef, bordür ve iç sedefin çevrelediği çerçeve içinde kalan kısımdır. Bünyan halılarında çiçekli, geometrik ve göbekli olmak üzere üç çeşit iç zemin vardır.


10 Eylül 2011 Cumartesi

Halı Saçağı


Halının iki başından çözgünün kesilmesinden arta kalan uçlardır. Halı tezgâhtan çıktıktan sonra aralıklarla çözgüler bağlanarak halı başlarının dağılması önlenir. Saçak boyu halının boyutuna göre değişmekle birlikte genelde 10 cm. bırakılır.


8 Eylül 2011 Perşembe

BÜNYAN EL DOKUMASI HALILARININ BÖLÜMLERİ


Halılarda zemin iki kısımdan ibarettir. Birinci kısım genel olarak bordür olarak ifade edilen alan, ikinci kısım ise iç mekândır. Her iki kısım arasında bir uyum mevcuttur.




Halılarda kullanılan bordürler yer ve bölgeler itibariyle değişiklik gösterir. Bazı bölgelerdeki bordürler üç sıra iken bazılarında 7-8 sıra olmaktadır. Türk halılarında orta alan düzenlemesinde birden fazla motifin tekrarından oluşan düzenlemeler daha ağırlıklıdır. Bünyan halılarında da aynı özellikler hâkimdir (Hacıpaşaoğlu 1993:38).

6 Eylül 2011 Salı

EL DOKUMA HALICILIĞININ ÜRETİM SÜRECİ


Türk el sanatlarının içerisinde önemli bir yere sahip olan halıcık sanatı Türkiye coğrafyasında ip, boya gibi hammadde veya tezgâh, kirkit vb. başta olmak üzere teknik malzeme yönünden farklılıklar gösterse de halının üretilebilmesi için şu temel işlemlerin uygulanması gerekir.
—   Çözgünün çözülmesi
—   Çözgünün tezgâha taşınması
—   Çözgünün tezgâha yerleştirilmesi
—   Gücünün bağlanması
—   Çıtı örgüsünün örülmesi
—   Kilim dokumanın yapılması
—   Desene uygun olarak havlı yüzeyin dokunması


—   Kilim dokumanın yapılması
—   Çıtı örgüsünün örülmesi
—   Halının kesilmesi
—   Bitirme işlemlerinin yapılması (Yazıcıoğlu 1992: 47-51).

Bünyan'da dokumacılığın gelişmeye başladığı yıllarda halılar, kullanılacak olan malzemelerinin hazırlanmasından halının çözgüsünden alınmasına kadar tamamen geleneksel yöntemler uygulanarak dokunmuştur.

Halının dokunabilmesi için öncelikle hammaddenin yani yünün elde edilmesi gerekmektedir.

Anadolu'da ve Bünyan'da koyunun yavrusuna kuzu, altı aylık kuzuya toklu, bir yaşındaki koyuna da şişek denilir. Koyun besleyen ailelerde koyunun yünü, yılın belirli zamanlarında, genellikle mayıs-haziran ve eylül aylarında yılda iki kez kesilir. İlkbaharda koyunun, sonbaharda toklunun yünü kesilir. Halk arasında bu yüne "yapağı" adı verilir. Koyundan yünün kesilmesine de "kırkım", kırkım zamanlarına da "kırkım ayı" denir. Kırkım için halkın "kırkım makası" dediği, büyük ve geniş ağızlı, iki ucundan tutularak kullanılan makaslardan yararlanılır. Herkes kırkım yapamaz. Bu iş, genellikle, maharetli kişiler tarafından yapılır; koyun yere yatırılır, ön ve arka ayaklarından ikisi, çapraz şekilde bir iple bağlanır ve kırkım işine başlanır (Deniz 2000:59).

Elde edilen yün bol su ile ve tokaç denilen ahşap tokmakla dövülerek yıkanır. Buna halk arasında tokaçlama denilir. İplere asılıp kurutulan yapağılar birbirine yapışır. Kızlar biraraya gelip ya elleriyle yapağıları diderek ya da yün taraklarıyla tarayarak açarlar.

"Kirmen" adı verilen yün eğirme aletiyle yünler eğrilir, "çıkrık" ile de yünlerden büyük çileler yapılır, bu çileler hangi renk boya ile boyanacaksa kaynayan boyalı suyun içerisine atılır. Kazandan ipleri çıkarmadan önce suyuna az miktarda halk arasında "kezzap" denilen sülfürik asit dökülür; böylelikle boyanın


renginin atmaması ve uzun süre solmayıp canlılığını koruması sağlanır. Kazandan alınan iplikler asılarak kurutulur. Halı dokunacağı zaman çileler ortadan ikiye bölünerek ipler hazır hale getirilir.

Günümüzde bu geleneksel yöntemler kullanılmamaktadır. Halılar, tüccarların dokuyucuların ellerine hazır olarak verdiği iplerle dokunmaktadır. Bünyan ve köylerinde halıcılık işiyle uğraşan tüccarlar vardır. Okumayan kızlar, halıların büyüklüğüne göre yakın buldukları, anlaşabildikleri arkadaşları veya akrabalarıyla halının ebatlarına göre ikişer üçer kişilik gruplar oluşturarak bir araya toplanır, halıcıya haber gönderip hangi ebatta halı dokumak istediklerini bildiriler. Halıcı tezgâhını bir kamyonetin üzerine koyup getirir. Dokunacak olan evde tezgâhı kurar. Halıyı çözer, yünlerini, atkısını, kirkitini, makasını, anahtarını, desenini teslim eder; giderken kontrole geleceği zamanı bildirir.
Hasan tezgâh hazırlar
Kızların yüreği sızlar
Ne güzel koca avratlar
Halı bitmez cazılar (Özbey 2006).

Kızlar halı dokumaya başlamadan önce ellerine kına yakar ve tırnaklarının arasına da kara sakız yapıştırırlar. Çözgü ipi sert olduğu için ellerin derisini inceltir ve ele zarar verir. Bu sebeple dokumaya başlamadan önce eli beslediğine ve koruduğuna inanılan kına yakılır. Çözgü ipleri tırnak etlerini de tahriş eder ve kanatır. Çözgü iplerinin arasına giren tırnak etlerinin açılmasını engellemek ve korunmak amacıyla da tırnak etlerinin arasına kara sakız yapıştırılır. Kara sakızı ateşte eritilir ve damla damla tırnak etlerinin arasına sürülür.

Dokumaya başlamadan, öncelikle halı çözülürken tezgâh üzerine çizilen kalem işaretleriyle çözgünün başlangıç noktası belirlenir. Halının düzgün dokunmasını ve eşit düğüm atılmasını sağlamak amacıyla yan direklere kalemle eşit aralıklarla işaretler konulur. Boyalı ıslak pamuk ipliği gerginleştirilip uçlarından bu işaretli noktalara tutturulur. Ortadan başka biri ipi öne çekip bırakır,




Resim 15: Çözgü iplerine kırmızı boya ile çekilen çırpı çizgileri. Dokuyucular çırpı çizgisinden halılarını dokumaya başlarlar. Çırpı çizgisinin üzerine bir gidiş ve bir geliş atkı çekilir. Kirkitle düzeltilir. Bunun üzerine sağdan başlayarak iki ilmeği içine alacak şekilde önden arkaya ipin boynuna dolanılarak dövülür. Arada kirkitle düzeltilir. İlmikler bitinceye kadar devam edilir. Buna "çıtı (sıçandişi örgüsü)" denir. Çıtı örgüsü halı bitip kesildikten sonra ilmeklerin dağılmamasını sağlamak için yapılır.

Çıtı örgüsü bitince 5 - 6 sıra kilim dokuması yapılır. Kücünün üstündeki mastar aşağı çekilince kenarda bağlı duran atkı meniği çözgünün arasından sağa doğru çekilir. Kirkitle düzeltilir. Mastar yukarı itilir; bu defa el yardımıyla arkadaki çözgü öne çekilir ve menik arasından geçirilir. Kirkitle düzeltilir. Böylece ön sıra, arka sıra diye kilim dokuması yapılır

Sıra ana dokumaya gelir. İki sıra kenar suyu dokunur, üzerine bir sıra siyah iplik dokuma yapılır. Ortasına dört sıra halk arasında cik cik denilen bölüm dokunur. Bir sıra siyah iplikten sonra dar kenar adı verilen bölüm dokunur.

Tekrar cik cikli bölüm dokunduktan sonra enli kenar dokunur. Enli kenara gelince cik cik ve dar kenar dikine doğru devam edilir. Tekrar dar kenar bölümüne geçilir bu defada enli kenar dikine doğru devam edilir. Dar kenar bitince orta dokumaya geçilir ve ikinci dar kenar da dikine devam eder; orta


dokumada devam eden model ortaya asılır. Belirlenen orta uzunlukta modeller değiştirilerek işleme devam edilir. Yalnız her sıra dokunuşunda atkı ile bir ön ve bir arka sıra çekilip kirkitle iyice sıkıştırılır. Yukarı giden iki sıralık kenar suyunun başında da ikişerli olmak üzere halının kenarlarının ayrılmaması için iki ilmikli erişle çapraz dokuma yapılır.

Orta yüzey bitince cikcikli dar kenar, cikciki enli kenar, cikciki dar kenar, cikciki ve kenar suyu dokunur üzerine 5-6 sıra kilim dokuması ve üstüne çıtı örgüsü yapılır. Tekrar İki sıra atkı çekilir ve çırpı çekilerek istenilen uzunlukta saçak kesilir.

Halı dokunurken her günün akşamında makaslama yapılır; halının yünlü kısmı elin tersine pütürlü gelmeyecek şekilde kesilir. Her 3-4 günde bir dokunan yüzey halı demirlerinden gevşetilerek arkaya gönderilir ve tekrar sıkılaştırır. Kızlar halı dokurken ihtiyaçları olursa halıcıyı çağırtır ve isteklerini bildirirler; halıcı da bu istekleri pek hoşuna gitmese de yerine getirir.

Halı dibinde mastar
Sen bize yol göster
Bel ağacı kırılmış
Kızlar halıcı ister (Güner, S 2007)

Halının dokunma işlemi bittikten sonra tezgâhtan alınması gerekir. Bunun için halının kilim dokuması bitince tekrar 10 cm yukardan çırpı çekilir ve halı makasıyla çözgü kesilir; halı yere yığılır. Düzgün bir yere serilerek arkası ve önü temizce süpürülür. Süpürüldükten sonra halının kırpığıyla da yastık, minder ve eşek palanı yapılır.

Günümüzde halılarının havlı yüzeyinin kesilmesi halıcılarda bulunan özel halı kırpma aletleriyle yapılmaktadır.


Halı bitikten sonra halıcıya haber verilir. Dokuyucu halıyı halıcının önüne


fırlatarak bahşiş ister. Bahşişi almadan halıyı teslim etmez. Halı bitirilip ücreti alındıktan sonra dokunan halının büyüklüğüne göre kızlara 1-2 hafta dinlenme süresi verilir. Bu dinlenme süresinden sonra yeni bir halıya başlanır.

Desenlerine göre çiçekli, geometrik ve göbekli olarak sınıflandırılan Bünyan halılarında iç zeminin dokunması sırasında farklı işlemler uygulanmaktadır.

Çiçekli halılarda tek bir model vardır. Halının ilmek sayısına uygun olarak hazırlanmış desen ilmeklere yerleştirilir ve dokunur. Birinci desen bitince ters dönderilerek dokumaya devam edilir. Orta ana bölüm b itinceye kadar dokuma böyle devam eder. Orta bölümde işlenecek olan model sayısının yarısı halının ortasına gelinceye kadar bitirilir. Mesela on model olacaksa beş model halının tam yarısına gelmelidir. Bunu anlamak için çözgünün üzerine renkli iplerle çırpı çekilir.

Geometrik halılar da, çiçekli halılar gibi dokunmaktadır. Orta bölümde bir model değil, halının yarısına hitap edebilecek birkaç model vardır. Sıraya göre birinci, ikinci, üçüncü vs. model dokunur. Orta yarısına gelince bu sefer sondan başlayarak (üçüncü, ikinci, birinci vs.) modellere tersine devam edilir. Daha sonra kenar bölümü dokunur ve halı tamamlanır.

Göbekli halılarda da ortada birkaç model olduğu için onların dokunması da geometrik halılara benzemektedir. Birbirini tamamlayan farklı modelleri içeren bu çeşit halılarda halının yarısı dokunur ve sonra halı ters çevrilerek aynı işlem uygulanır.

4 Eylül 2011 Pazar

HALI DOKUMADA KULLANILAN MALZEMELER


Halıcılıkta kullanılan en önemli malzemeler ipler ve bu iplerin elde edildiği boyalardır.
















Halı dokuma işlemi sırasında çözgü ipi, atkı ipi ve ilmelik ip olmak üzere üç farklı ipe ihtiyaç duyulmaktadır. Bünyan halılarında kullanılan bu ipler zaman içerisinde değişim göstermiştir.

Bünyan halıları kullanılan iplere göre şöyle sınıflandırılır:
A.    Tamamen yünden dokunmuş olan halılar (ilmesi, çözgüsü ve atkısı yün olan halılar)
B.    İlmesi yün, çözgü ve atkısı pamuk olan halılar
C.   İlmesi yün, çözgü ve atkısı ipek olan halılar
D.   İpek halılar (ilmesi, çözgüsü ve atkısı ipektir.) (Hacıpaşaoğlu 1993:39).

Bünyan'da halıcılığın ortaya çıktığı dönemde halılar, koyunun kırpılmasından yünün eğrilmesine kadar tamamen geleneksel yöntemlerle elde edilen iplerle dokunmuştur. Fakat 1908-1909'lu yıllardan sonra Bünyan halılarında kullanılan iplerde değişim yaşanmıştır. Daha önce çözgüde, atkıda ve ilmelik iplerde sadece yün kullanılmaktayken bu yıllardan sonra malzeme olarak suni boyalarla boyanmış fabrikasyon yün ipliği ile pamuk ipliği de kullanılmaya başlanmıştır. Dokumada kullanılan ipler Ege Bölgesi'nden; Uşak, Kütahya ve Balıkesir ip fabrikalarından karşılanmaktadır. Çünkü bu yörede yetişen koyunların yünleri ince olduğu için halı dokumaya daha uygundur.

Günümüzde ise yörede çözgü ipi ve atkı ipi olarak pamuk; ilmelik ip olarak da yün kullanılmaktadır.1950'li yıllardan sonra ilmelik ip olarak ipek de kullanılmaya başlanmıştır; fakat ipek halı dokutan tüccarlar, halının pahalıya gelmesi, daha uzun sürede dokunması ve dokutmanın zor olması nedeniyle ipek halıyı çok fazla tercih etmemektedir.

İpeğin ince ve zarif olması dokumayı zorlaştırır. Yün iplerde cm2 de 35 düğüm atılırken ipekte 70 düğüm atılmaktadır. 1 m2 lik bir ipek halı, yaklaşık 4 ile 6 ayda dokunabilmektedir. Pamuğa ve yüne alışmış olan Bünyanlı dokuyucuların ellerinin ipeğe alışık olmaması ipek halı dokumayı zahmetli bir hâle getirir. Bu sebeple tüccarların yanında dokuyucular da ipek halı dokumaktan kaçınırlar.

Buna karşın Bünyan merkezde sadece yurt dışına veya turistik yerlere pazarlanmak üzere birkaç tüccar tarafından ipek halı dokutulmaktadır.

Halılar dokunmadan, kullanılacak olan iplerin renklendirilmesi, boyanması halıların güzelliğini ortaya çıkaran ve halıların kalitesini artıran en önemli unsurlardan biridir. Bu durumda akla gelen, boyanın doğal veya suni olmasıdır. Doğal boyalar, öteden beri dokumacılıkta kullanılan yün, pamuk ve ipek gibi malzemelerin renklendirilmesinde 19. yüzyılın ortalarına, sentetik boyaların keşfine kadar, aralıksız olarak kullanılmıştır.

Doğal boya, tabiatta bulunan çeşitli bitkilerden veya böceklerden üretilir. Böceklerden üretilen kök boyalarda, boyar madde içeren böceklerin dişileri kurutulup öğütüldükten sonra kök boya yapımında kullanılmaktadır (Karadağ 1997:38). Fakat Bünyan halıcılığında böceklerden boyar madde yapılmadığı, boyar madde yapımında sadece bitkilerden yararlanıldığı tespit edilmiştir.

Ceviz kabuğu, sütleğen, soğan kabuğu, kök boya otu, cehri, indigo meşe külü, su nanesi (narpuz), karamık ve karamık sapı, ısırgan otu, saman sapı, vişne ağacı yaprakları, asma yaprağı, nane gibi bitkiler kök boya yapımında en çok kullanılan bitkilerdir.

Kırmızı renk soğan kabuğu ve cehri adlı kök boya otundan; sarı renk karamık kökü, sütleğen, cehri ağacı ve meyvelerinden; mavi renk meşe külü ve indigo adı verilen bitkiden; yeşil renk nane ve asma yaprağından; kahverengi ise ceviz yaprağı ve kabuğu, soğan kabuğundan yararlanılarak elde edilmiştir.

Kök boyalar söz konusu bitkilerin kök, gövde, yaprak, çiçek vey a meyvelerine yardımcı maddelerin, mordan, eklenmesiyle elde edilmektedir. Boyanacak maddeyi boyanacak konuma getiren maddelere "mordan" denilir.

Mordanlar bir bitkiden değişik renkler elde etmek için kullanıldığı gibi aynı zamanda tespit maddesi olarak da kullanılır. Bazı boya bitkileri mordan

gerektirmez. Mordan gerektiren boyalara mordanlı boyalar denilir. Bunlar; boyanacak maddeyi doğrudan boyayamayan, yardımcı maddeler gerektiren boyalardır (Öztürk 1987:56). Ülkemizde en çok kullanılan mordanlar; şap, kremtarlar, göztaşı (bakır sülfat), amonyak, soda, sirke asidi, karaboya, demir sülfattır (Uğur 1988:12).

Kökboyaların sıfırdan sekize kadar "haslık" dereceleri vardır. İçerisinde asit ihtiva edenlerin haslık derecesi sekizdir; akmaz ve solmaz. Mesela sarı renk elde edilen "soğan kabuğu"nun haslık derecesi sıfırdır. İlk dokunduğunda çok parlak duran halılar belli bir müddet sonra canlılığını yitirir ve solar. Haslık derecesi sekiz olan kök boyalar "ceviz kabuğu, sütleğen ve cehri"dir. Bu boyalarla boyanan iplerin kullanıldığı halılar çok uzun süre sağlam ve parlak kalır.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında Bünyan'dan yurt dışına da ihraç edilen cehri bitkisi kök boyalar içerisinde dayanıklılığı bakımından önemli bir yere sahiptir. Cehri bitkisinden güzel bir renk elde etmek için bitkinin en az iki yıllık olması gerekir. İki yıllık bir bitki kırmızı renk verirken bu süre tamamlanmadan koparılan bitki sarı renk verir. Cehri bitkisi her yerde yetişmemesine rağmen devlet, zamanında Bünyan'da bulunan yabani cehri tarlalarını halka bölüştürür. Halk da boyaları kendilerinin ürettiği dönemde cehri bitkisinden boya yapıp dışarıya ihraç eder.

1907 yılına kadar Bünyan'da da doğal boyalar kullanılırken bu tarihten sonra suni boyalar kullanılmaya başlanır. Bu yıllarda Bünyan'a yerleşen Pozant ismindeki bir halı ustası Bünyan'ın yerli halkından Mustafa Börkü ile işbirliği yaparak İngiltere'nin Manchester şehrinden fabrikasyon yün ve pamuk ipliği; tabi boyalar yerine de Almanya'dan suni boyaları ithal etmiştir (Hacıpaşaoğlu 1993:38). Bu durum da Bünyan'da hem geleneğin kaybolmasına hem de kalitenin düşmesine neden olmuştur.


Hiçbir yapay madde kullanılmadan tamamen doğadan elde edilen kök boyalar

halının kalitesini artıran en önemli faktörlerden biridir. Kökboyanın kullanıldığı günlerde Bünyan halılarının çözgüsünde, atkısında ve ipinde tamamen yün kullanılmaktaydı.

Yünün içerisinde yer alan hücreler doğadan elde edilerek hazırlanan kök boyalarla boyandığı takdirde ölmez ve yün yüzyıllarca bozulmadan sağlam kalabilir. Fakat kimyasal boyalar bünyelerinde asit barındırdığı için kullanılan malzemenin ömrünü azaltmaktadır.
Bünyan'da dokunan halıları kullanılan boyalara göre dört grupta toplamak mümkündür.
1.       İpi elden yapılıp tabii boyalarla boyanan iplerden yapılan halılar.
2.       Sentetik boyalarla boyanmış Manchester yün ipinden yapılan halılar.
3.       Boyasız koyun yününün tabii renginden yapılan halılar (Naturel).
4.       Bursa ipeğinden yapılan halılar (İpek) (Hacıpaşaoğlu 1993:39).

Geleneksel işlemlerden geçerek ortaya çıkan ve halkın yaratısı olan iplerin yerine halı iplerinin boyanma işlemi bugün Kayseri ve Uşak'ta bulunan boya hanelerde yapılmakta ve ipler dokuyucunun eline hazır olarak verilmektedir.

2 Eylül 2011 Cuma

Üst Atkı (İnce Atkı)


Alt atkı atıldıktan sonra, varangelen ağacı yukarı kaldırılarak ince atkı çözgünün arasından geçirilir. Kirkitle ilmelerin arasına yedirilerek kirkitle sıkıştırılır. Atkılar atıldıktan sonra, sıkıştırma ipi (patkı - baskı ipi) mutlaka kullanılmalıdır. Sıkıştırma ipi kullanılmadığı takdirde, kirkit darbeleri özellikle üst (ince) atkıyı kesebileceği gibi, her ilmeye de isabet etmeyeceğinden istenilen sıkıştırmayı yapamaz.

Sıkıştırma ipi, halk arasında "ağ ipi" tabir edilen, sentetik iplikten yapıldığı gibi halıda kullanılan kalın atkı veya çözgü ipliğinden birkaç kat yapmak suretiyle bükülerek de elde edilebilir. Fakat sentetik olanlar uzun ömürlü olduğu için sıkıştırma ipi olarak sentetik ağ ipinin kullanılması daha ekonomiktir. Atkılar atıldıktan sonra "sıkıştırma ipi" çözgü arasından geçirilerek ve kirkitle bu ipin üzerine vurularak sıkıştırma işlemi yapılır.
 
Menik (Çile)

Atkı ipliğinden yapılan her sıradan sonra halıyı sıkılaştırmak amacıyla çözgünün (eriş) arasından geçirilen yaklaşık 15 cm ebatında başı iple dolalı küçük iplik çileleridir.